jineped
sp
sp anasayfa sp Anasayfa sp | sp site haritası sp Site Haritası sp | sp iletisim sp İletişim sp | sp
sp
kroki
sp
sp
sosyal media
facebook facebook
Anasayfa Enfeksiyonlar Genital Siğil (HPV)
Genital Siğil (HPV)

Genital Siğil (HPV) Tanım

Human papilloma virüs (HPV) siğil şeklinde cilt lezyonlarına yol açan bir virüstür. HPV enfeksiyonu cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasında en sık karşılaşılanlardan birisidir. Hastalığın bulaşması için enfekte olan cilt bölgelerinin birbiri ile teması yeterlidir. Çoğu zaman cinsel ilişki sırasında virüsün bir kişiden diğerine bulaşması için mutlaka tam bir birleşme olması gerekmemektedir. Bulaşıcılık aktif cilt lezyonlarının varlığında en yüksek seviyededir. Siğiller tedavi edildikten sonra yeniden tekrarlamadan geçen süre ne kadar uzarsa bulaştırıcılık da o derece azalmaktadır. Bulaşma olduktan sonra virüsün kuluçka süresi çok değişkendir. Bazen hastalık yıllarca hiçbir belirti göstermeden vücutta kalabilmektedir.

Human papilloma virüs (HPV) hem kadınlarda, hem de erkeklerde genital bölgede siğil (kondilom olarak da adlandırılır) adı verilen cilt lezyonlarına yol açmaktadırlar. Ancak bundan çok daha önemlisi kadınlarda rahim ağzı kanserine, erkeklerde ise penis kanserine neden olmasıdır. Bir çalışmada rahim ağzı kanseri tanısı konulmuş kadınlar incelendiğinde, bu hastaların %95'inde HPV pozitifliği saptanmıştır. HPV’lerin 100’e yakın farklı türü olan, yaklaşık 20 türü genital enfeksiyonlara neden olmaktadır. Rahim ağzı kanseri açısından en yüksek riskli HPV tipleri tip-16, tip-18, tip-31 ve tip-45’tir

Human papilloma virüs (HPV) ile bulaşma olan her hastada hastalık ortaya çıkmaz. Bağışıklık sistemi normal birçok kişide virüs vücudun kendi savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirilir. Diğer bir olasılık ise bulaşan virüsün kişide yıllarca sessizce, hiçbir belirti vermeden yaşamasıdır. Sessiz (latent) enfeksiyon denilen bu durumda, kişide belirtiler oluşmasa bile virüsün yayılması devam edebilir.

Klinik ve Tanı yöntemleri

Human papilloma virüs (HPV) enfeksiyonlarının en sık belirtisi genital alanda görülen “siğiller”dir. Yumuşak silgi kıvamında, deriden hafif kabarık olan bu siğiller vajina ile makat arasında, anüs etrafında, bacakların iç kısmında, penis ucunda ya da çevresindeki deride görülebilir. Bu siğiller vajina içinde ve rahim ağzı üzerinde de bulunabilir. Anal ya da oral seks sonrasında ağız içi ve makat içinde de siğiller ortaya çıkabilir. “Kondilom” genital siğillere verilen diğer bir isimlendirmedir.

HPV virüsleri aynı zamanda rahim ağzını oluşturan hücrelerde “displazi” adı verilen hücresel değişimlere yol açabilirler. Jinekolojik takipler yıllık olarak yapılmasını önerdiğimiz pap-smear tetkikinde saptanabilen displazik değişiklikler, CIN, LGSIL, HSIL gibi farklı derecelerde olabilmektedir. Displazik hücreler gereken takiplerin yapılmaması, tedavilerin uygulanmaması durumunda rahim ağzı kanserine dönüşebilmektedir.

Tüm dünyada kadınlarda görülen en sık ikinci kanser rahim ağzı kanseridir. Ve son derece öldürücü seyretmektedir. Rahim ağzı kanseri oluştuktan sonra çok kapsamlı cerrahi ve radyo-kemoterapiler gerektirmektedir. Bunun yanı sıra bu kadar agresif olmasına rağmen bu kanserin en önemli avantajı önlenebilir olmasıdır. Yani hücresel olarak kanserin oluşması yıllar süren bir sürecin sonucudur. Bu nedenle pap-smear (halk arasında smear olarak da adlandırılır) takipleri çok önemlidir. Hücreler kanserleşmeden öncesinde smear yöntemi ile belirlenebilmektedir.

Smear testinde displazi (CIN, LGSIL, HSIL gibi) olarak tanımlanan hücresel değişiklikler tespit edildiğinde kolposkopik inceleme yapılarak tanı kesinleştirilir. Kolposkopi sırasında saptanan anormal alanlar mikroskop altında patolojik incelemesi yapılmak üzere LEEP ya da konizasyon adı verilen basit ameliyatlar ile çıkartılır. Patolojik inceleme raporuna göre de hastanın tedavisi planlanmalıdır.

Jinekolojik muayenede tipik genital siğillerin (kondilom) görülmesi HPV enfeksiyonu tanısı için yeterlidir. Ancak HPV tipinin belirlenmesi için genital salgıdan örnek alınarak DNA analizi yapılabilir. HPV tiplemesi önemlidir, çünkü bazı tipler yüksek risk içerdikleri için daha yakın takip gerektirebilmektedirler. Smear alınmasında kullanılan çubuklar ile genital salgıdan örnek alınarak özel sıvılar içinde patoloji laboratuarına gönderilerek HPV tiplemesi yapılabilir. HPV tiplemesi, siğillerin gözlenmediği sessiz enfeksiyon döneminde bile doğru sonuç verecektir. HPV kana bulaşmadığı için kan testleri ile bu virüsün varlığının saptanması mümkün değildir.

Genital Siğil (HPV) Tedavi

HPV enfeksiyonunun kesin bir tedavisi yoktur. Dolayısı tedaviler virüsün vücuttan tamamen temizlenmesi için değil, sadece HPV enfeksiyonunun bir sonucu olan siğiller ve kanser öncesi lezyonlara yöneliktirler.

Genital siğiller “kondilom” ihmal edilmemesi gereken bir hastalıktır. Bu cilt lezyonlarının tedavisi sadece siğilleri ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Tedavi yöntemi olarak hem medikal ilaçlar hem de cerrahi yöntemler kullanılabilmektedir. Medikal ilaç tedavileri çok uzun süren, meşakatli tedavilerdir. Cerrahi tedavi ise çoğunlukla lezyonların koterizasyonu (yakılması) ve kriyoterapisi (dondurulması) şeklindedir. Bazı büyük lezyonlar cerrahi olarak çıkarılmayı gerektirebilir. Siğillerin cerrahi tedavilerinin tamamı lokal anestezi ile uygulanabilmektedir.

Tüm tedavi seçeneklerinde tedavi sonrası siğillerin tekrarlama şansı mmalesef çok yüksektir ve çoğunlukla ikinci bir tedaviyi gerektirirler. Ancak dikkatli yapılan işlemlerden sonra medikal ilaç tedavisinin de uygulanması ile tekrarlama riski azaltılabilir.

Genital Siğil (HPV) Önlem

HPV enfeksiyonundan dolayısı ile genital siğil (kondilom) ve rahim ağzı kanserinden korunmanın en etkili yolu birden fazla sayıda partnerli cinsel hayattan kaçınmaktır. Ancak bunun sağlanılamadığı durumlarda cinsel ilişki sırasında prezervatif (kondom) kullanımı en etkili önlem yoludur. Prezervatif sadece genital siğillerin değil, diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı da  koruma sağlamaktadır. Ancak siğiller kondomun kapladığı alan dışında da bulunabildiğinden prezervatif zaman zaman etkisiz kalabilmektedir.

Son yıllarda HPV enfeksiyonlarından korunmada aşı da önemli rol almaya başlamıştır. Altı aylık süre içinde 3 doz olarak uygulanan HPV aşısı tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızla yaygınlaşmaktadır.

HPV aşısı hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayınız

Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunma yolları için tıklayınız